Hayatımız Olmuş Film


0

Zaman yarat ve film izle !!!

Günümüzde, sosyal hayatımızda bile emir kipleri çok fazla kullanıldığı için , dalga geçmek adına böyle bir giriş yaptım.

Hemen hemen her hafta izlediğim, beğendiğim veya nefret ettiğim; beni çoşturan veya uyutan filmlerden bir iki satır yazmak istiyorum izniniz olursa.

Baştan belirteyim ; tahmin ettiğiniz üzere çok fazla popüler olan ‘’izlemeden ölme’’ safsatası içerisinde yer alan filmler değildir bunlar.

Birçoğu içinizi sıkabilir ; ama iz de bırakabilir; lakin kafa dağıtayım, herkes çok fazla konuşuyor sohbete dahil olayım formatında olan filmler değildir.

Size ne katar derseniz ? Çok fazla bir şey kattığını söyleyemem, öyle kız falan tavlayamazsınız.Hatta  çok fazla şey bile götürebilir ‘’aman ne sıkıcı adam diye’’  bunu baştan belirtelim.

Bu hafta izlediğim filmler bunlardır efendim, buyurun sofraya ;

Voksnen Mennesker

Türkçeye ‘’tutunamayanlar’’ olarak çevrilen  İzlanda – Danimarka ortak yapımı ’’ Voksnen Mennesker’’ filmi siyah beyaz çekilen, içe dönük insanların hikayesini anlatıp Kuzey insanı psikolojisini ortaya koyan enteresan ve iz bırakan absürd bir film.

Oğuz Atay’ın unutulmayan romanı olan ‘’tutunamayanlar’’ lar da ki  Selim ve Turgut’un hikayeleri kadar iz bırakmasa da gerilerde beklemeyi tercih etmiş, farklı insan psikolojisini anlamak adına, tavsiye edilir.

Avrupa sinemasına kanımca iyi bir örnektir , basit çekilmiştir; ama diyaloglar etkileyici ve komiktir. Soğuk insanın doğal komikliği kadar.

Genel olarak çizdiği tablo ise; insanlığın kötüye gidişi ve bunun  farkında olmamamız ile alakalıdır.

voksne-mennesker- tutunamayanlar (1) voksne-mennesker- tutunamayanlar (2) voksne-mennesker- tutunamayanlar (3)

Cinayet Günlüğü

Güney Kore’nin kırsal bir yerinde geçen cinayet filmidir.

Küçük bölgelerde ki polis teşkilatının iç yüzü, sıkı bir şekilde anlatılır.

Akabinde gelişen seri cinayetlerle birlikte sınıfsal ayrımlar ortak noktada birleşir.

Oyunculuk ise enteresan bir şekilde yalın ama merak uyandıran türdendir.

cinayet günlüğü (1) cinayet günlüğü (2) cinayet günlüğü (3)

Rüzgar Yükseliyor

‘’Hayal devam ettiği sürece gerçek yoktur’’ der. Usta bir yazar.

Miyazaki’nin vedası denebilir.

Miyazaki, kariyerini ‘’ Rüzgar Yükseliyor’’ ile yaratıma ve yıkıma hürmetle bitiriyor.

Büyük ustanın son çalışmasında olması gereken her şey var. Onun uçaklarla ilgili saplantısı, iki dünya savaşı arasında ülkesinin maruz kaldığı ve sebep olduğu trajediler, bütün engellere direnen sonsuz aşk teması ve şaşırtmaktan asla vazgeçmeyen Miyazaki’ye has bir animasyon üslubu…

Rüzgar Yükseliyor, Japonya’nın en çok övülen ve aynı zamanda en çok yerilen uçak mühendisi Jiro Horikoshi’nin kurmaca bir biyografisi.

Jiro Horikoshi, Pearl Harbor’ı bombalamak için üretilen ve sonrasında kamikaze pilotlarının kullandığı tasarımların yaratıcısı. Ama bizim izlediğimiz daha ziyade, hayal gücü geniş, akıllı bir çocuğun düşlerini gerçekleştirme öyküsü. Yani aslında bütün güzel hayallerin ardındaki o gözleri yaşartan romantizm. Apolitik duruşuna rağmen, belki de tam bu yüzden, film birçok siyasi tartışmayı beraberinde getirdi. Miyazaki, kahramanı Jiro’yu alıntılayarak, “tek istediğim, güzel bir şey üretmekti,” diyor. Bunu başardığına şüphe yok.

rügar yükseliyor (1) rügar yükseliyor (2) rügar yükseliyor (3)

 Nymphomaniac

Yasaklar, her zaman daha fazla merak edilmemiş midir?

Sinema dergilerinde, sitelerde çok fazla karşıma çıktı bu film . Olaya erotik olarak bakmamak lazım, şöyle bakmak lazım vs …Yorumlarını okuduktan sonra heyecanlı bir şekilde aldığım doğrudur. Lakin ne bir iz, ne bir oyunculuk, ne de bir içerik bulabildim .İnadına hızlı geçip güzel bir sevişme sahnesi aradım ;ama o da nafile.

Nymphomaniac

 Tamam mıyız ?

Tamam falan değiliz ,onu baştan belirteyim arkadaş.

Çağan Irmak farkı, son filminde yerini sıradanlığa bırakmış. Azınlıklar veya engellilerin yaşam hakkı olduğu aşikardır.

Biz, azınlık olmadığımızı düşünen zavallılar, onların psikolojilerini hiçbir zaman anlamayacak ve bu gibi durumlar da’’ ah ah, vah vah’’ mı yapacağız.

Tamam, hangimizin normal olduğu tartışa dursun, Çağan Irmak’ın normal olarak kabul etmediği ve izleyicinin gözüne, gözüne soktuğu bu hikaye çok daha naif anlatılamaz mıydı ?

Neden ? Türkiye de bu ve benzeri  konular  demagoji yapılmadan anlatılamıyor ? Yoksa popülerliğini yitirir değil mi ?

tamam-miyiz-afisi


Like it? Share with your friends!

0
Oben

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir