Furuğ Ferruhzad


0

Aşk, Yek Âteş

 

 

Furuğ Ferruhzad İranlı bir kadın şair. Seneler önce heyecanlı dostumun heyecanla bana verdiği bir kitapla heyecanla tanıştım onunla. O günden sonra hayatımdan çıkmadı bir türlü =)

Furuğ 17 yaşında İran’ın ünlü simalarından Pevez Şapur ile evlenir. Bir oğlu olur. Üç yıl sonra şiiri seçmesiyle boşanır ve oğlunu bir daha göremez. Yaşamını yazarlık, gazetelerde editörlük yaparak kazanır. 1962’de yaptığı “Bir Ateş” belgesel filmi o yıl İtalya festivalinde birinci olur. 1963’deki “Kara Ev” filmi, Almanya film festivalinde en iyi film ödülünü alır. Tebriz Cüzamlılar Evi’nden bir çocuğu evlat edinir. 14 Şubat 1967’de 32 yaşındayken geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirir. 1962’de onunla ilgili Unesco ve Bernardo Bertolucci iki belgesel film hazırlar.

Kadınlar için mücadele eder, ayrımcılığı eleştirir. Kimi şiirleri erotik bulunarak yasaklanır.

“Yeryüzünde benim için en önemli şey şiirdir,” diyor Furuğ. O tüm yaşadıklarını şiire dökenlerden. Samimiyetle…

O rüzgârla gidenlerden, aşkla yek âteş olanlardan.

Kadın olmanın, ailenin, toplumun, devletin baskısı altında yaşama mücadelesini hakkıyla verenlerden. Sapmadan, eğilmeden, vazgeçmeden… Belki de Furuğ’un yıllar öncesi hemen yanımızdan seslenişini dinlemeli ve samimiyetine kulak vermeli tam şu dakka:

 

“Cücelerin ülkesinde

Sıfır üzerine dolaşıyor ölçü mihenkleri

Ne için durmalıyım?

Ben dört unsura itaat ediyorum

Ve yüreğimin yasalarını

Körlerin yerel hükümeti düzenlemiyor.”

 

“seni istiyorum ve biliyorum

Asla koynuma almayacağım

Sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün

Ben bu kafeste bir tutsağım.”

 

“Günah işledim büyük bir arzuyla

Alev alev tutuşan bir kucakta

Aşk ve kinle sarmaşdolaş kollar

Tanrım ne yaptığımı bilemezdim ki

O hoş karaltılı suskun odada”

 

“Bu gece dinliyorsun gönlümün hikâyesini,

Bir masal gibi unutuyorsun ertesi günse.”

 

Bu dizelerin üzerine bir şey söylenmez, biliyorum haddimi, ama affola diyerek bitirmeden önce:

 

Evet batıda da pek çok şair, pek çok kadın şair var, ama konu duygularsa, konu samimiyetse o zaman bana sorarsanız ille de doğuya, mutlaka doğuya dönmeli.

Furuğ binlerce sözcük bırakırken geride, kendi güzel gözlerini de armağan etti bile isteye. Tesadüf değildir güzel yazanlar, güzel yaşayanlar, güzel hissedenler güzel bakarlar. Hilesiz, dosdoğru, çoğu zaman gülümsemeye ihtiyaç duymadan aydınlanan yüzleriyle.

Güzel gözlere…

Güzel kadınlara…


Like it? Share with your friends!

0
Eda

One Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bu duygulu yazınız Furuğ’dan bir iki söz düşürdü:
    “ellerimi bahçeye dikiyorum
    yeşereceğim,biliyorum, biliyorum, biliyorum.”
    Kadınlara, her daim yeşermelerine…