Büyük Ada – İstanbul Gezi Yazısı & Rehberi


0

Mimoza Çiçeğinin Halet – i Ruhiyesi  ve Adanın Faytonları

 

İstanbul ile sembolleşen ikinci çiçektir Mimoza.

Ada Mimozası boylu bir ağaç türüdür ve çok güzel kokuludur. Adalı dilindeki lakabı da’ ölümsüz çüçektir ‘ .

Latince adı Acacia Dealbata olan bu ağacın anavatanı Güney Doğu Avustralya ve Tazmanya’dır.

Mimoza, asitli toprakları sevdiği için Ada’lara özgü bir çiçekmiş . Kendileri ayrıca parfüm sanayinde de kullanılmaktaymış.

Bahara doğru lodos’un getirdiği ılıman rüzgarla çiçeklenen bu güzel ağacın dalları Mart ayından itibarern  yavaş yavaş  tomurcuklanmaya başlar. İşte bu dönemde toplanacak mimozalar özellikle evlerin içini mis gibi kokutur.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, mimozanın çiçeklenme zamanına rastladığı için bu çiçeği kendine sembol seçmiştir.

Ufacık bir bilgi vermek gerekirse  Osman Hamdi Bey çok sevdiği eşine bir demet mimoza hediye etmiş ve sonra da o mimozalarla resmini yapmıştır.

Siz hala ruh eşinize mimoza toplamadınız mı 🙂

Şimdileri ada zamanı bayanlar , baylar …

İster kahvaltıya , ister  sağlık amaçlı yürüyüşe isterseniz de rakıya takla attırmaya gidin ; ama Adalara gidin derim.

Hatta gidip  hepsini doyasıya yapın …

Seksen  kuşağı ruhunumu yaşıyorsunuz ?

Alın sepetinize peynirinizi , üzümünüzü , Yakutunuzu vurun yollara çayırlara çimenlere..

Havaların iyice güneşli, rüzgarın  sakin olmasını beklemeden ; kimseler tadını çıkarmadan gidin ..

Yağmurda gidin yüzünüzü çevirin yağmura koklayın mimoza karışımını anason ile ..

Adalar demişken  ; bazı adalar yeniden şehirleştirilmeye çalışılmaktadır uzun bir süredir.

Örneğin çocukluğumda ufak bir dönem geçirdiğim  Büyük Ada şehirleşme yolunda çeşitli  adımlar atmaktadır koca şehir yetmiyormuşçasına..

Şehirin keşmekeşinden kaçmak için geldiğimiz  bu özel yerlerde ,yapılan bu rant  çalışmaları  Ada’nın kendisine ,gerçek sahiplerine saygısızlık değil midir ?

…..

Hedonizme geri dönecek olursak Ada’yı ada yapan faytonları görmek , çakır keyif  bunlara binmek ,fotoğraflarını çekmek çok keyiflidir.

Ömrünüzde bir kere bile olsa binmelisiniz bunlara , atların yakaladığı ritmi hissetmelisiniz ..

Tabi adayı ada yapan bu faytonlar ortadan kaldırılmadan , teknoloji adalara girmeden önce..

Heryerde olduğu gibi  teknoloji nostaljinin önüne  belki  bugün belkide yarın geçecek  maalesef .

Ulaşım koordinasyon başkanlığı çevre kirliliği bahanesiyle fayton sayısını azaltmaya zamanlada ortadan kaldırma yoluna  gidecekmiş.

Bizm gibi gelişmekte olan(tabi neye göre, kime göre)  ülkelerin ortak özelliğimidir bu denge sorunu bilemiyorum ama birtakım yenilikleri ,batılılaşma adı altındaki bilinçsiz modernleşme çabası ve  özenti bir şekilde amacın uygulanması  birtakım özel ve güzide anıların ,hikayelerin, geçmişin ortadan kaybolmasına neden oluyor .

Bu güzide yerleri , modernleştirme adına değiştirmesek , olduğu gibi korumaya çalışsak  Mimozalara ,kendi halindeki balıkçılara ,at arabalarına ve gerçek sahiplerine bıraksak inanın herşey daha özel  olacaktır.

Son olark Ömer Hayyam’ın  bahar ile ilgili  dörtlüğünü yazmadan geçemeyecem;

Bahar geldi; başka bir şey istemem kafamda
Hele akla hiç yer vermem bahar soframda
Şarap, seninleyim bu mevsim, koru beni
Söğüt ağacı, sen de ser gölgeni altıma.

 

 

 

 


Like it? Share with your friends!

0
Oben

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir