Beyrut – Lübnan Gezi Yazısı & Rehberi


0

“Vizesiz nereye seyahat etsem?” diye mi düşünüyorsunuz? Size Ortadoğu’nun incisi Beyrut’u düşünmenizi öneririm.

Beyrut, yaşadığı savaşlar ve ev sahipliği yaptığı medeniyetler ile çok ilginç bir şehir. Lübnan bayrağındaki sedir ağacı, ülkenin yaşadığı tüm acılara rağmen dimdik ayakta durduğunun sembolü.

Öncelikle belirmeliyim ki, Beyrut’a bireysel olarak gitmek çok kolay. Bugün birçok uçak firmasının İstanbul’dan her gün uçuşu var. Ayrıca her yerde dolar geçiyor. Fakat para üstü olarak Lübnan Lirası veriyorlar. Zaten Lübnan Lirası ile Türk Lirası aşağı yukarı aynı değerde olduğundan hesaplamak çok kolay.

Avrupa’nın merkez şehirlerinin aksine toplu taşıma çok gelişmiş değil. Havaalanından mecbur taksiye binmek zorundasınız. Direk havaalanından taksi çevirirseniz şehir merkezine yaklaşık 40USD fiyat çekiyorlar. Fakat daha önceden kalacağınız otel ile görüşürseniz sizin için bir karşılama ayarlarlar. Biz 20USD’a karşılama ayarlamıştık. Havaalanından şehir merkezine ulaşım 15-20 dakika civarında.

Bu arada ulaşım demişken şehir içinde metro, otobüs, minibüs, tren gibi toplu taşıma araçları yok. Gideceğiniz yere taksi ile ulaşabilirsiniz. Şehir içinde taksi her yere 10USD. Fakat taksiye binmeden önce şoföre “service” diye sorarsanız kişi başı 2000Lübnan Lirasına gideceğiniz yere kadar götürüyor. Tek farkı yol üzerinde başka müşteri bulursa onu da alıyor. Bizim dolmuş mantığında çalışıyorlar. Zaten kalacağınız yer merkeze yakınsa ve yürümeyi çok seviyorsanız her yer yakın.

Kalınacak otel lokasyonu konusunda Downtown veya Hamra Street bölgelerini önerebilirim.

Beyrut, Hıristiyan ve Müslüman nüfusun bir arada yaşadığı bir şehir olduğundan birçok kilise ve camiyi yan yana görebileceksiniz. Ayrıca şehirde herkes 3 lisan konuşabiliyor. Arapça, İngilizce ve Fransızca neredeyse herkes tarafından bilinmekte. Özellikle Müslüman halk İngilizce, Hıristiyan halk ise Fransızca konusunda kendini geliştirmiş.

Yaz dönemlerinde Beyrut plajları ve beach partileri ile çok meşhur. Fakat turistik gezi amacıyla düşünüyorsanız 3 gün yeterlidir bence.

İlk günü şehir gezisine ayırabilirsiniz. Savaş sonrası yeniden inşa edilmiş pahalı mağazaları, lüks kafeleri ve şık silüeti ile Downtown gerçekten etkileyici. Burada Al Balad Restaurant’ta Beyrut mutfağının tadına bakabilirsiniz. Özellikle humus ve fattush salatası denemeye değer. Onun dışında bizim Antakya mutfağına benzeyen bir yemek kültürü var. Beyrut mutfağının yanı sıra tüm dünya mutfaklarından da çeşitler bulmak mevcut. Ayrıca Downtown’da Parlamento binasının hemen arkasındaki Roman Bath’ı görmenizi öneririm.

Downtown’un hemen yakınında Ortadoğu’nun avangard tasarım atölyeleriyle Saifi Mahallesi görülmeye değer. Buraya yürüyerek 10 dakikada ulaşmak mümkün.  Burada birçok tasarım mağazası ziyaret etme ve resim çekme şansı bulacaksınız.

19.yy’dan kalan malikaneleriyle Achrafiyeh bölgesi Hamra Caddesinden sonra şehrin yerlilerinin en çok ilgi gösterdiği yerlerden. Özellikle ABC Mall şehrin en kalabalık alışveriş merkezlerinden biri.  Burayı ziyaret etme şansınız olursa Leila Restaurant’ta Lübnan yemekleri yemenizi tavsiye ederim. Hem yemekler, hem de servis oldukça kaliteli. Ayrıca tüm Lübnan restoranlarında Arak ve nargile içme şansınız var.

Akşam saatlerinde sahil şeridi Corniche’de nargile eşliğinde gün batımının tadını çıkarabilirsiniz. Kızıl manzarası ile dünyanın en güzel günbatımı manzaralarından birini bulma şansınız olacaktır. Ayrıca gitmişken Beyrut’un simgelerinden olan Piguen Rocks önünde resim çektirebilir, dilerseniz bot ile içinden geçebilirsiniz.

Hamra Caddesi şehrin en yoğun caddesi. Tek yönlü trafiğin aktığı caddede mağazalar ve genellikle üniversite öğrencilerinin takıldığı cafeleri görmek mümkün.

Lübnan’a gitmişken bence mutlaka görülmesi gereken yerler; Jeitta Grotto, Harissa ve Byblos. Eğer tur ile gitmediyseniz otel görevlisi size özel tur ayarlayabilir. Fakat kalabalık değilseniz birim kişi maliyeti artabilir. Ben gitmeden önce Kurban Tours ile görüşüp onların turlarından faydalanmıştım. Sizi başka bir tura dahil edebilirler, veya başka kimse yoksa normal özel turun yarı fiyatına tur düzenleme şansınız olabilir. Otelinizden özel araç ile alıp, akşam otelinize bırakıyorlar. Zengin çeşitli öğle yemeği de fiyata dahil.

Bu turda dünyanın yeni 7 harikasına aday olan Jeitta Grotto ile başlıyorsunuz. Teleferik ile çıktığınız bu mağarada 100.000 yıllık doğal travertenleri görme şansınız var. Fotoğraf makinesi ve kameraların yasak olduğu bu yerde yılın belli zamanlarında müthiş akustik nedeniyle klasik müzik konserleri ve ünlü markaların defileleri gerçekleştiriliyor. Bu mağaranın diğer bölümünde ise küçük kayıklarla alt katta gezinti yapılıyormuş, fakat hava yağmurlu olduğundan sular yükselmişti ve görme şansım olmadı.

Turun bir diğer ziyaret yeri ise Meryem Ana heykelinin olduğu Harissa bölgesi. Osmanlı zamanında Hıristiyanların talebi karşısında tüm kiliselerin buraya yapılmasına izin verilmiş. Bu yüzden bol miktarda kilise görmek mümkün. Ayrıca Harissa Heykeline çıktığınızda neredeyse bütün Lübnan sahil şeridini görebiliyorsunuz. Daha sonra teleferik ile tekrar sahil şeridine iniyorsunuz.

Tam 14 Medeniyetin ev sahipliğini yapan 6000 yıllık Byblos kenti bugün bilinen Dünya’nın en eski şehri. İçerisini gezerken Paleolitik dönem ,Roma, Bizans, Osmanlı gibi birçok medeniyetten izler taşıyan şehir tarih severler için oldukça ilgi çekecektir. Byblos bölgesinde liman tarafında başta Pepe olmak üzere birçok balık restaurant’ı bulunmaktadır. Ayrıca hediyelik eşya merakınız varsa Byblos çarşısında birçok seçenek bulma şansınız var.  Antik fosiller satan mağazalar oldukça popüler.

Beyrut’a gelince gece hayatını görmeden gitmek olmaz. Avrupa veya Amerika ile kıyaslanmayacak şekilde şehrin kendisine has bir enerjisi var. Hafta arası bile gece kulübü ve barların çoğu açık ve dolu. Özellikle Gemmayzeh bölgesi ve The Monot Street bizim Asmalımescit tarzı sokakları ve barları ile odak noktası. Burada birçok bar bulunmakta ve fiyatları oldukça makul.

Beyrut’ta çok az şehirde olan eğlence seçeneği bulmak mümkün. Meşhur Buddha Bar’ın Beyrut şubesi şehrin oldukça ilgi çeken mekanlarından. Özellikle Uzakdoğu mutfağına ilginiz varsa yemeğe gelebilirsiniz. Belli saatten sonra bara gelen misafirler de mevcut.

Beyrut’ta gezdiğim mekanlar içinde beni en çok etkileyen mekan “The Music Hall”. Bilenler için söylüyorum İstanbul’daki Kervansaray Gece Kulübü’nün tarzında ama gerek dekorasyon, gerek enerji olarak farklı bir deneyim sunan bir yer. Büyük bir sahnesi olan mekanda gece içerisinde 14-15 farklı dekor ve canlı performans sergilenmekte. Bunların içinde Arap kültürü ve farklı dünya kültürlerinden örnekler görmek mümkün. Her sahne arasında da mekanda DJ tarafından farklı müzikler çalınmakta. Gece saat 03.00’e kadar açık olan mekandan çıktıktan sonra B018’e gidebilirsiniz. Yerin altında olan Dünya’nın en iyi gece kulüpleri arasında gösterilen mekanda belli saatlerde tavanı açılmakta ve güneşin doğuşu seyredilmekte. Her ne kadar farklı bir tecrübe olsa da ben mekanı biraz küçük buldum. Ayrıca tuvalette bir çok esrar çeken kişiye rastlamak mümkün.

Kumar merakınız varsa şehrin yaklaşık 20 dakika dışında deniz kenarında bulunan Casino di Liban’ı ziyaret edebilirsiniz. Giderken yanınıza pasaportunuzu almayı unutmayın.

Peki Beyrut’tan Ne alınır?

Hediyelik eşyaların yanı sıra mutlaka kuru baklava almanızı öneririm. Ayrıca özel baharatları Za’atar getirebilirsiniz. Bunları Downtown veya Free Shop’tan temin etme şansınız var. Bir de Lübnan rakısı Arak size ve yakınlarınıza hoş bir hatıra olabilir.

Sonuç olarak, Türkiye’ye yakın, vize uygulamayan, uygun fiyatlı uçak seferlerinin olduğu Beyrut güzel bir tatil alternatifi olacaktır sizin için.

[mappress mapid=”13″]

 

 


, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Like it? Share with your friends!

0
oaksoylu

4 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. gercekten cok guzel bir sehir! son zamanlarda da iyice populer olmaya basladi.. yemekleri, eglencesi, ironisiyle gorulmeye deger.

  2. 2010 yılında Arap Baharı’ndan önce Beyrut ve Lübnan’ın çok güzel yerlerini görme fırsatım oldu. büyüleyici bir şehir olmasında rağmen yine de tek başına Beyrut çok küçük bir şehir ve hafta sonu için ideal. ben Zahle bölgesine de gitme şansı yakalamıştım Zahle yakınında Osmanlılar’dan kalma bir saray gezmiştim. yine yakındaki Baalbek antik kenti bugüne kadar gördüğüm en muhteşem antik kentti. çok güzel korunmuş, bizim Efes antik şehrinin üç katı büyüklüğünde bir yer düşünün, sadece yıkıntılar değil dümdük duvarlar, ayin alanları görebiliyorsunuz… yazınızda bahsettiğiniz Lübnan’ın simgesi sedir ağaçlarına gelince, Beyrut’un dışına çıkmayı göze alırsanız birkaç saatlik araba yolculuğu sonrası 2000 yaşındaki sedir ağaçlarının sizi karşılayacağı muhteşem ormanları da görebilirsiniz…

    Beyrut, Türk şehirlerinden çok daha oryantal ve renkli ama bir yandan bize ne kadar Ortadoğulu olduğumuzu anımsatan bir şehir. Avrupa kentlerinden sonra Beyrut’u görünce aslında hiç de Avrupalı olmadığımızı keşfediyorsunuz 🙂

    küçük bir not: Beyrut’un dışına çıktığınız anda kendinizi en güvende hissedeceğiniz yerler Hıristiyan bölgeler. maalesef Müslüman bölgelerde çokça kalaşnikoflu asker posterleri gördüğüm için tedirgin olmuştum. Beyrut’un gözbebeği Corniche bölgesi bile Şii Müslüman bölgesi olduğu için Downtown’daki kadar özgürlük kokmuyor…

    1. merhaba beyrut için araştırma yapıyoruz karşımıza cafe tur çıktı 299 € tur fiyatı sizce uygun mudur